P-Shot/Prp Tedavi

Ereksiyon bozukluğu her yaş grubunda görülebilen özellikle 50 yaşından sonra görülme sıklığı artan, erkeklerin hayat kalitesini ve psikolojik duygu durumunu önemli derecede etkileyen rahatsızlıklardan bir tanesidir. Organik, nörolojik ve psikojenik birçok nedene bağlı ereksiyon bozukluğu görülebilir. Genç yaş grubunda psikojenik bozukluklar en önemli etiyolojik sebep iken daha geç yaşlarda Diabetes Mellitus (şeker hastalığı), kalp hastalıkları ve nörolojik rahatsızlıklar daha fazla ereksiyon bozukluklarına neden olabilir.

Ereksiyon bozukluğu tedavisinde 1. Basamak olarak ilaç tedavisi uygulanır. Kısa süreli etki yapan yan etkileri de bulunan bir tedavi alternatifidir. Özellikle genç hastalarda sıkıntının daha karmaşık hale gelmesine neden olabilir. Günümüzde en çok tercih edilen tedavi şeklidir.

 

İlaç tedavisine yanıt vermeyen hastalarda 2. Basamak tedavi penis içine yapılan enjeksiyonlardır. Bunlar daha etkili olup uzun süre kullanılması sıkıntı yaratan, enjeksiyon sırasında hastanın ağrı hissettiği çok da konformal kabul edilmyen tedavi alternatifidir.

Bu iki tedavi yöntemine cevap vermeyen hastalarda penil protez (mutluluk çubuğu) tedavisi uygun seçenektir. Günümüze kadar ereksiyon bozukluğu tedavisinde son seçenek olan geri dönüşümsüz bir tedavi yöntemidir.

 

Son 2 yıldır ereksiyon bozukluğu tedavisinde uygulanmaya başlanan çok etkin sonuçları olan yeni bir tedavi alternatifi P SHOT tedavisidir.  P SHOT, hastanın kendi kanından elde edilen ve sayısı artırılan hücrelerin penis içine zerk edilmesi şeklinde uygulanan , bilimsel ve etik olarak onay almış, kısa ve uzun dönem sonuçları çok başarılı bir tedavi yöntemidir.

P SHOT, 3 seans haftada 1 kez uygulanır. Etkinlik tespit edilen hastalarda 3,6 ve 12. Aylarda idame tedavi tavsiye edilir. P SHOT etki mekanizmaları, yeni damar oluşumları, yeni hücre oluşumlarının uyarımı ve büyüme faktörleri uyarımı yolları ile gerçekleşmektedir. Tedavi sonucunda hastalarda %85 oranında ereksiyon bozukluğu iyileşmekte, cinsel performans artmakta, penis kalınlığında ve uzunluğunda gözle görülür ve ölçülebilir  artış tespit edilmektedir. Hiçbir yan etkisi olmayan  güvenilir FDA onayı almış ve günümüzde en çok tercih edilmeye başlanan tedavi yöntemidir.

 

PRP bir ilaç değildir. kişinin kendi kanı dışında başka bir madde içermez. Etkisi ilaçların aksine uygulandığı bölge ile sınırlıdır. Böbrek, karaciğer ve midede yan etkilere yol açmaz. Kortizon içermez. PRP'nin içinde, vücudun iyileşme cevabındaki hücrelerin bölgeye ulaşmasını ve çoğalmasını sağlayan büyüme faktörleri yer alır. Bu faktörler aynı zamanda yeni damarların oluşumu, enfeksiyonların önlenmesi ve doku proteinlerinin üretimi konularında olumlu etkilere sahiptirler. Son yıllarda bazı eklem içi PRP uygulamaları için beraberinde hyalüronik asit içeren formları da geliştirilmiştir. Bu tip enjeksiyonlarda önce hastadan alınan kandan PRP hazırlanır, sonra hyalüronik asit ile karıştırılarak eklem içine zerk edilir.
Yaygın kanının aksine, PRP içinde çok az sayıda kök hücre bulunur. Kök hücreler, kas iskelet sisteminde kas, kemik iliği, yağ dokusu, sinovya (eklemi döşeyen ince zar tabakası) gibi birçok doku içinde az sayıda bulunurlar. Kök hücrelerin tedavi amaçlı kullanımları için ya kemik iliğinden alınan dokunun özel tekniklerle konsantre edilmesi ya da yukarıda sayılan dokulardan elde edilen hücrelerin laboratuvar ortamında üretilerek birkaç hafta sonra ikinci bir seansta uygulanmaları gerekir. PRP uygulama kitleri ile kemik iliği konsantresi uygulama kitleri farklıdır.
İhtiyaç anında kan ürünleri başka insanlara da uygulanmakla birlikte, PRP sadece kişinin kendisine uygulanabilir. Böylece hepatit, AIDS gibi hastalıkların taşınması riski ortadan kaldırılmış olur. PRP, hazırlandıktan sonra birkaç dakika içinde kullanılmalıdır, etkisi 10'uncu dakikadan sonra belirgin olarak azalacaktır.
PRP uygulamasının kaç kez yapılması gerektiği konusunda kesin kanıtlar yoktur. Bazı durumlarda tek bir uygulama yeterli olurken, hastalığın cevabına göre 2 ya da 3 hafta arayla tekrarlanabilir. PRP uygulaması steril şartlarda yapılmalıdır. Günümüzde PRP birkaç şekilde uygulanabilir. En sık uygulama şekli, bir iğne yardımıyla hedef dokuya enjekte edilmesidir. Başka bir uygulama yöntemi jöle şeklinde hazırlanan PRP'nin ameliyat sırasında etki göstermesi istenilen bölgeye yerleştirilmesidir. Son olarak PRP, kıkırdak onarımı için yerleştirilen implantların etkinliğini artırmak için bu implantlara ameliyat sırasında emdirilerek kullanılabilir.
PRP genel cerrahi, plastik cerrahi ve ortopedinin değişik alanlarında uygulanmıştır. Bunlar içinde ortopedik kullanımları birkaç başlık altında özetlenebilir. 1. Kronik tendinopatiler: Tenisçi dirseğinde PRP uygulamaları ile %79-93 oranında başarılı sonuçlar elde edilmiştir. Bu oran kortizon uygulaması ile elde edilen sonuçlardan biraz daha iyidir, ayrıca kortizon uygulamasının dezavantajlarından kaçınılmış olur. Benzer şekilde aşil tendon hastalıklarında, kronik patellar tendon yaralanmalarında ve plantar fascitis hastalığında PRP uygulamaları ile % 80 civarında başarılı sonuçlar bildirilmiştir. Bu hasta grubunda istirahat, ilaçlar ve fizik tedavi yöntemleri ile yeterli sonuç alınamayan durumlarda PRP tercih edilmelidir. 2. Diz bağ yaralanmaları: Sporcularda sık görülen iç yan bağ yaralanmaları sonrası PRP enjeksiyonları ile daha hızlı iyileşme ve daha kısa sürede spora dönüş olduğunu gösteren çalışmalar vardır. 3. Kas yaralanmaları: Yine sporcularda görülen kas çekmeleri veya kas içi kanamalarda PRP enjeksiyonları ile daha hızlı spora dönüş bildirilmiştir. 4. Osteoartrit (Kireçlenme): Diz eklemindeki osteoartritin erken evrelerinde PRP enjeksiyonları ile 6 ay süreyle hastaların ağrılarında azalma ve fonksiyonlarında düzelme olduğu bildirilmiştir. Ancak PRP tedavisi hastalığın doğal seyrini değiştirmez ve var olan aşınma ve yıpranmayı geri döndüremez. Karşılaştırmalı çalışmalarda PRP enjeksiyonlarının hyalüronik asit enjeksiyonlarına göre biraz daha üstün olduğu gösterilmiştir. 5. Kıkırdak onarımına destek olarak: Genç hastalardaki kıkırdak yaralanmalarının tedavisi halen önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Günümüzde hasarlı eklem kıkırdağını orijinal mimari yapısı ve biyolojik özellikleri ile yeniden oluşturmak mümkün değildir. Bir çok tedavi yöntemi ile oluşturulan tamir dokusunun kalitesini artırmak için PRP uygulamaları gündeme gelmiştir. Kıkırdak onarımında kullanılan ve matriks adı verilen biyolojik örtüler, içlerinde hücrelerin gelişmesi ve kıkırdağa dönüşmesi için uygun ortamı sağlayan sentetik ve eriyebilen yapılardır. Bu matrikslerle beraber PRP veya kemik iliği konsantresi uygulamaları ile, daha yüksek kalitede bir onarım dokusu elde edilebileceği gösterilmiştir. Günümüzde PRP'nin en çok üzerinde çalışılan ve en heyecan verici alanı budur. 6. Cerrahi sırasında yardımcı olarak: Çeşitli çalışmalarda PRP'nin jöle şeklindeki formu, diz protezi, omuz kas kopmalarının tamiri ve ön çapraz bağ onarımlarında kullanılmıştır. Ameliyat sonrası kanamayı azaltmasına rağmen, sonuçlar üzerinde olumlu bir etkisi olduğu gösterilememiştir.
PRP uygulandıktan sonra, ağrı için buz uygulaması ve parasetamol türevi ağrı kesicilerin kullanılması uygundur. Non-steriod anti-inflamatuar ilaçlar (voltaren, naproksen, majezik gibi) PRP uygulamasının etkinliğini azaltacağı için önerilmez. İstirahat, iyileşmenin önemli bir parçasıdır ve bu nedenle PRP uygulaması sonrası zorlayıcı egzersiz ve spor önerilmez. Basit germe egzersizleri yapılabilir, ancak dirence karşı ağırlık çalışmalarından kaçınılmalıdır. Bandajlar ve basit bileklikler uygulanabilir. Spor ve antrenmana dönüş süresi 3-6 hafta arasında değişebilir. Bu süre içinde de nonsteriod anti-inflamatuar ilaçların kullanımından kaçınmak gerekir.PRP uygulamasından sonra kullanabileceğiniz ilaçlar ve spora dönüş sürenizi doktorunuza sormanız uygun olacaktır.
PRP uygulaması sonrası düşük oranda enjeksiyon bölgesinde artmış şişlik ve ağrı olabilir. Bu ağrı birkaç gün devam edebilir, ancak basit ağrı kesiciler ve buz uygulaması ile bu sorun giderilebilir. Bunun dışında PRP'nin böbrek, karaciğer mide gibi iç organlarda yan etkisi yoktur. Kişinin kendi kanı kullanıldığı için allerjik reaksiyon yapma riski yoktur. Hamilelikte kullanımı ile ilgili bir bilgi bulunmamaktadır.
PRP'nin kas iskelet sisteminde enjeksiyon olarak kullanımı, Uluslararası Olimpiyat Komitesi'nin Dünya Anti-Doping Ajansı (WADA, World Anti-Doping Agency) yasaklı madde ve uygulamalar kapsamından çıkartılmıştır ve doping olarak kabul edilmemektedir. İdrarla atılan bir ilaç olmadığı için doping testlerinde tanımlanması mümkün değildir. Damar içine enjekte edilen PRP halen yasaktır.
Doktoruna Sor!